Sağlık Bakanlığı’nın Merkezî Promosyon Modeli Çöktü: Akdeniz Üniversitesi 7.073 Personel İçin 121 Bin TL’lik Anlaşma Yaptı

Akdeniz Üniversitesi’nde personel ve intörnlere kişi başı 121.000 TL promosyon ödeneceğinin duyurulması, aynı dönemde Sağlık Bakanlığı personelini ilgilendiren “merkezî promosyon” sürecini yeniden gündeme taşıdı. Üniversite örneği, doğru kurgulanmış pazarlık ve rekabetle daha yüksek tutarların mümkün olduğunu gösterirken; Sağlık Bakanlığı cephesinde sahaya yansıyan rakamlar, belirsizlik ve yönetim tarzı nedeniyle tepkiler büyüyor.

Açık ifade etmek gerekir: Sağlık Bakanlığı’nın merkezî promosyon anlaşması; çalışanların alım gücü, piyasa gerçekleri ve kurumun pazarlık gücü dikkate alındığında başarısız olmuştur. Bu başarısızlık yalnızca “rakam” meselesi değil; rekabet, şeffaflık, eşitlik ve güven başlıklarında da kendini göstermektedir.


İçindekiler


Akdeniz Üniversitesi örneği neyi gösterdi?

Medimagazin’de yer alan habere göre Akdeniz Üniversitesi ile bankası arasında imzalanan protokol kapsamında personel ve intörnlere kişi başı 121.000 TL promosyon ödenmesi kararlaştırıldı. Bu tür anlaşmalar kamu kurumlarında “rekabet” ve “pazarlık” süreçleri doğru yönetildiğinde, bankaların daha iyi tekliflerle yarışabileceğini net biçimde ortaya koyuyor.

Bu nedenle üniversite örneği, Sağlık Bakanlığı promosyon sürecine dair tartışmayı tek bir soruya indirgedi: “Daha yükseği mümkünken neden daha düşüğe razı olundu?”

Merkezî promosyon neden başarısız oldu?

Sağlık Bakanlığı’nın merkezî promosyon modeline yönelik eleştiriler, artık “beklentiyi karşılamadı” sınırını aşmış durumda. Sahada oluşan kanaat nettir: Merkezî promosyon anlaşması başarısızdır.

  • Beklenti ile sonuç arasındaki fark büyüdü: Sağlık çalışanları promosyonu artık “ek gelir” değil, alım gücü kaybını telafi eden temel bir hak olarak görüyor. Merkezî süreç bu ihtiyaca denk düşen güçlü bir sonuç üretemedi.
  • Kurumun pazarlık gücü karşılığa dönüşmedi: Personel sayısının büyüklüğü teorik olarak daha iyi teklif demektir. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, bu gücün doğru yönetilemediğini düşündürüyor.
  • Yönetim tarzı güven üretmedi: Sürece dair netlik, yöntem ve kriterler konusunda sahada tatmin edici bir güven ortamı oluşmadı.

Rekabet ve pazarlık gücü neden sonuç üretmedi?

Merkezî model, kağıt üzerinde “tek elden güçlü pazarlık” gibi görünse de pratikte aşağıdaki sorunlar nedeniyle beklenen etkiyi üretmedi:

  • Rekabeti büyütmek yerine standartlaştırdı: Bankaların daha yüksek teklif vermesini zorlayacak rekabet ortamı oluşmadığında, teklifler belirli bir bantta “kilitlenir”.
  • İhale/teklif dinamiği sahada görünür olmadı: Çalışanlar, hangi bankanın hangi koşulla ne teklif ettiği, hangi kalemlerin pazarlık edildiği gibi kritik detayları yeterince göremedi.
  • Sonuç, “yüksek beklentiyi” karşılayamadı: Üniversite örnekleri yükselirken merkezî anlaşmanın çıtası sahada düşük algılandı.

“Nakit” yerine “puan” tartışması neden büyüdü?

Promosyon görüşmelerinde “nakit dışı” kalemler (puan, kampanya, avantaj paketi gibi) öne çıktığında sahada şu algı oluşuyor: “Gerçek promosyon nakittir.” Çalışanların temel talebi; toplam tutarın yalnızca rakamsal olarak değil, doğrudan nakit ağırlıklı ve şeffaf bir şekilde sunulmasıdır.

Bu tartışma büyüdükçe, merkezî promosyonun başarısızlık algısı daha da pekişiyor: Çünkü çalışan, geçim baskısı altında “puan” değil, doğrudan nakit karşılık bekliyor.

Belirsizlik ve parçalı uygulama eleştirisi

Sağlık teşkilatı çok büyük bir yapı. Bu büyüklük, doğru yönetilirse avantaj; yanlış yönetilirse belirsizlik kaynağına dönüşür. Sahada en sık dile getirilen şikayetlerden biri şudur:

  • “Merkezî deniyor ama netlik yok”
  • “İller/kurumlar arasında farklılıklar oluşuyor”
  • “Takvim, tutar ve koşullar konusunda güven veren bir açıklama gelmiyor”

Bu tablo, promosyon sürecini yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kurumsal güven meselesine dönüştürüyor.

Sahadan beklenti: Şeffaflık, rekabet, eşitlik

Sağlık çalışanlarının promosyon sürecine dair beklentisi özetle üç başlıkta toplanıyor:

  1. Şeffaflık: Teklifler, koşullar, pazarlık kalemleri ve karar mekanizması net biçimde açıklanmalı.
  2. Rekabet: Bankaların en iyi teklifi sunmasını sağlayacak rekabetçi bir model kurulmalı.
  3. Eşitlik: Aynı kurum içinde benzer statüdeki çalışanlar açısından adalet duygusunu zedeleyen farklılıklar giderilmeli.

Sonuç: Başarısızlığın adı konulmalı

Akdeniz Üniversitesi örneği, kamu kurumlarında doğru yöntemle yüksek promosyonun mümkün olduğunu gösterdi. Buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın merkezî promosyon anlaşması; beklentiyi karşılamayan sonuç, rekabeti yeterince yükseltmeyen yöntem ve şeffaflık/güven eksikliği nedeniyle sahada karşılık bulmadı.

Bu nedenle haberin ana cümlesi nettir: Sağlık Bakanlığı’nın merkezî promosyon anlaşması başarısız olmuştur ve bu başarısızlık çalışanların ekonomik koşulları açısından daha ağır hissedilmektedir.

SağlıkHaber.Net

Bilgilendirme: Yorum ve sorularınız onay sonrası yayınlanır. Hukuka aykırı içerikler yayınlanmaz; ancak sehven onaylanan yorumlar tespit/bildirim halinde kaldırılabilir. Yorumların tüm sorumluluğu kullanıcıya aittir; SaglikHaber.Net sorumluluk kabul etmez.

Daha yeni Daha eski

نموذج الاتصال