
Karar Künyesi
- Mahkeme/Daire: Danıştay 1. Dairesi
- Esas No: 2024/994
- Karar No: 2024/1000
- Karar Tarihi: 05.06.2024
- İncelenen idari işlem: Manisa Valiliği İl İdare Kurulu’nun 24.04.2024 tarihli men-i muhakeme kararı (Esas No: 20055, Karar No: 2)
- Sonuç: Dosyanın genel hükümler kapsamında adli mercilere gönderilmesi
Olayın Arka Planı: “Çekilme Formu” ve “Başka Sendikaya Üyelik” İddiası
Dosyaya konu iddialarda, bir çalışanın sendika üyeliği süreçlerine ilişkin belgeler üzerinde gerçeğe aykırı işlem yapıldığı öne sürüldü. İddiaya göre bazı kişiler; sendikadan ayrılmaya ilişkin çekilme formu düzenlemek ve aynı kişiyi başka bir sendikaya üye göstermeye yönelik işlemler yapmakla suçlandı. Bu çerçevede isnadın, “belge” üzerinden sahtecilik boyutuna taşındığı görüldü.
Danıştay’ın Temel Yaklaşımı: Sendikal İlişki Özel Hukuk Niteliği Taşır
Kararda öne çıkan değerlendirme, sendika–üye ilişkisinin çekirdeğinin özel hukuk karakteri taşıdığı yönünde. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda sendika; kamu görevlilerinin ortak hak ve menfaatlerini korumak için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluş olarak tanımlanır. Öte yandan Anayasa’nın 51. maddesi sendikaya serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme hakkını güvence altına alır. Bu çerçeve, sendika üyeliği/çekilme işlemlerinin “kamu görevinin icrası” gibi yorumlanmasını zorlaştırır.
Karardan çıkan ana sonuçlar
- Sendikaya girme/çıkma ve üyelikten çekilme işlemleri, memurun kurumdaki resmî görevinden doğan bir “kamu yetkisi kullanımı” olarak değerlendirilmez.
- Bu nedenle sendika üyeliği işlemlerine ilişkin fiiller, olayın maddi yönü ayrıca incelense bile, otomatik olarak “görev suçu” çerçevesine taşınamaz.
- Soruşturma usulü tartışmasında, dosya özel usul yerine genel hükümler kapsamında adli mercilerce yürütülebilir.
Ne Oldu? “Men-i Muhakeme” Kaldırıldı, Dosya Savcılığa Gönderildi
Danıştay, idare kurulunun “yargılama yapılmamasına” ilişkin men-i muhakeme kararını kaldırdı ve dosyanın Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Böylece iddiaların, kuruma/üniversiteye özgü bir izin prosedürü tartışmasından ayrılarak, genel ceza soruşturması mantığıyla ele alınmasının önü açıldı.
Sağlık Çalışanları ve İdareler İçin Olası Etkiler
Karar, sendika üyeliği süreçleri nedeniyle ortaya çıkan ihtilaflarda “görev suçu” yaklaşımının sınırlarını belirginleştirmesi bakımından dikkat çekiyor. Özellikle sağlık kurumlarında sendika işlemleriyle ilgili iddialarda, hem çalışanların hem de idarenin rolünün daha net ayrıştırılması beklenebilir.
- Sendikal tercihlerin korunması: Üyelik ve çekilme, örgütlenme özgürlüğünün (Anayasa m.51) temel unsurlarındandır.
- Kurum rolünün sınırı: Uygulamada kurumlar çoğunlukla bildirim/aidat kesintisi gibi teknik süreçlerde yer alır; ilişkinin esas tarafı sendika–üye hattıdır.
- Soruşturma usulünde yön: Benzer dosyalarda “özel usul” yerine genel hükümlere göre adli süreçlerin işletilmesi daha görünür hale gelebilir.
- Emsal tartışması: Karar, sendika üyeliğine ilişkin işlemlerin “görev suçu” sayılıp sayılmayacağı değerlendirmelerinde referans olarak kullanılabilir.
Sık Sorulan Sorular
1) “Görev suçu” ne anlama gelir?
Genel kullanımda “görev suçu”, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı yetki ve sorumluluk alanı içinde işlediği iddia edilen fiilleri ifade eder. Danıştay’ın bu kararda çizdiği çerçeve, sendika üyeliği işlemlerinin her durumda bu kapsamda görülmemesi gerektiği yönündedir.
2) Sendikaya giriş/çıkış tamamen serbest mi?
Anayasa’nın 51. maddesi sendikaya üye olma ve üyelikten çekilme hakkını güvence altına alır. Uygulanacak şekil ve usuller kanunla düzenlenir.
3) Karar “sahtecilik” iddialarını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Kararın odak noktası, isnadın “görev suçu” sayılıp sayılmayacağı ve hangi usulle soruşturulacağıdır. İddiaların maddi yönü, genel hükümler çerçevesinde adli makamlarca ayrıca değerlendirilir.
Editoryal Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylar bakımından hak kaybı yaşanmaması için süreçlerin mevzuat ve içtihatlar birlikte değerlendirilerek gerektiğinde uzman görüşü alınması önerilir.