
Konu Neden Önemli?
Kamu görevlileri açısından tartışmanın odağında iki soru yer alıyor: (1) “Şirket eşin üstüne olursa sorun biter mi?” (2) “Memur şirkete ‘yardım eder’ ama maaş almazsa yine de yasak mı?” Uygulamada risk, şirketin kimin adına kayıtlı olduğundan çok, memurun şirket işlerinde aktif rol alıp almadığı ve bu rolün gelir getirici faaliyet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinde toplanıyor.
Yasal Çerçeve: 657 Sayılı Kanun’un 28. Maddesi Ne Diyor?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca memurların;
- ticaret yapmaları,
- gerçek kişilerle ticari ortaklık kurmaları,
- gelir getirici başka bir faaliyette bulunmaları
yasaktır. Bu kurala aykırı davranan memurlar hakkında disiplin işlemi uygulanabileceği vurgulanmaktadır.
“Eş Ticaret Yapabilir” Ama Memurun Sınırı Nerede Başlıyor?
Temel ayrım şudur: Yasak, doğrudan memurun kendisini kapsar; bu nedenle memurun eşi veya çocuğu, kendi adına işyeri açabilir ya da ticaret yapabilir. Ancak bu, memurun eşe ait işyerinde “resmî görevinin dışında dahi olsa” fiilen çalışabileceği anlamına gelmez.
Özellikle memurun;
- işin organizasyonunda görev alması,
- tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine katılması,
- faaliyetleri yürütmesi veya yönlendirmesi,
- işyerinde yönetimsel bir rol üstlenmesi
durumlarında, “ticari faaliyette bulunma yasağı”nın ihlal edildiği kabul edilebilmektedir.
Danıştay Kararı: Fiilî Yönetim, Montaj ve Pazarlama “Ticari Faaliyet” Sayıldı
Örnek karar, konuya somut bir çerçeve çiziyor. Danıştay 8. Dairesinin 15.05.1992 tarihli kararında (E. 1991/1201, K. 1992/929) davacı memurun, eşine ait işyerinde aşağıdaki fiilleri gerçekleştirdiği tespit ediliyor:
- Basın toplantısı düzenleyerek bir sistemi tanıtmak,
- Tatil günlerinde atölyedeki çalışmaları yönetmek,
- Ürün montajı yapmak ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak.
Davacı “işyeri eşimin, ben çalışmıyorum” savunması yapsa da; tanık anlatımları ve belgeler, işyerinin fiilen memur tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor. Danıştay da bu fiilî durumu “ticari faaliyet” kapsamında değerlendirerek verilen disiplin cezasını hukuka uygun buluyor.
Karardan Çıkan Ana İlke: Kayıt Kimin Üzerinde Değil, “Fiilen Ne Yaptın?”
Kararın verdiği mesaj açık: Şirketin eşin üzerine kayıtlı olması tek başına koruma sağlamaz. Kritik olan, memurun şirket işlerinde aktif/operasyonel rol üstlenip üstlenmediği ve bu rolün şirketin gelir getirici faaliyetinin bir parçası olup olmadığıdır. Fiilen yönetmek, ürün/hizmet üretim sürecine katılmak, tanıtım–pazarlama yapmak gibi eylemler, “yardım” olarak görülseler bile disiplin yönünden risk doğurabilir.
Uygulamada Risk Yaratan Davranışlara Örnekler
Yaklaşım ve karar örneği birlikte okunduğunda, aşağıdaki alanlar özellikle riskli görünmektedir:
- Yönetim/organizasyon: İşin günlük akışını planlamak, çalışanları yönlendirmek, iş dağılımı yapmak, operasyonu yürütmek.
- Tanıtım–pazarlama: Basın toplantısı, etkinlik, kampanya, müşteri görüşmesi, satış görüşmeleri, teklif süreçlerine katılmak.
- Üretim/hizmet faaliyeti: Montaj, üretim, satış, sevkiyat, hizmet sunumu gibi işin “asıl faaliyetine” fiilen dahil olmak.
- Şirket adına görünür temsil: Şirketi dışarıya karşı temsil eder şekilde konuşmak, anlatmak, tanıtmak, “işi ben takip ediyorum” algısı oluşturmak.
“Ücret Almıyorum” Savunması Neden Her Zaman Yeterli Olmayabilir?
Disiplin değerlendirmesinde çoğu zaman “ücret alıp almamak”tan ziyade, memurun davranışının ticari faaliyetin parçası olup olmadığına bakılır. Bu nedenle “gönüllü yardım” veya “aile işi” söylemi, fiilî çalışma ve yönetim tespit edildiğinde her zaman koruyucu olmayabilir.
Özet Tablo: Hangi Durum Serbest, Hangisi Yasak?
| Durum | Yasal Değerlendirme | Pratik Anlamı |
|---|---|---|
| Eşin üzerine kayıtlı işyeri açılması | Serbest | Eşin ticaret yapmasına engel hüküm olmadığı vurgulanır. |
| Memurun işyerinde fiilen çalışması / yönetmesi | Yasak | Ticari faaliyete girer; disiplin cezası riski doğar. |
| Sadece aile bireyi olması nedeniyle adının geçmesi | Tek başına belirleyici değil | Fiilî görev/yöneticilik yoksa tek başına sorun sayılmayabilir. |
Memurlar İçin Dikkat Notları
- “Kayıt eşin üstünde” yaklaşımı tek başına güvenli değil: Fiilî çalışma/yönetim iddiası doğarsa, soruşturmanın odağı davranış olur.
- Görünür temsil ve pazarlama özellikle riskli: Basın toplantısı gibi dışa dönük faaliyetler, “şirketi memur yürütüyor” algısını güçlendirebilir.
- Tatil günü/mesai dışı argümanı her zaman kurtarmaz: Kararda tatil günlerinde yönetim ve montaj gibi fiiller özellikle sayılmıştır.
- Tanık ve belge önemli: Kararda tanık anlatımları ve belgelerin fiilî yönetimi ortaya koyduğu vurgulanır.
Sık Sorulan Sorular
1) Memurun eşi şirket kurabilir mi?
Eş veya çocuğun ticari faaliyette bulunmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı ifade edilir; ancak memurun fiilen işi yürütmesi ayrı değerlendirilir.
2) Memur şirket işlerine “yardım ederse” ne olur?
Memurun resmî görevi dışında dahi olsa organizasyonda görev alması veya tanıtım–pazarlamaya katılması halinde yasağın ihlali kabul edilebilir.
3) Mahkeme/ Danıştay neyi esas alıyor?
Şirketin eşe ait olduğu savunmasına rağmen, tanıklar ve belgelerle memurun işi fiilen yürüttüğü tespit edilirse disiplin cezası hukuka uygun bulunabilir.
Sonuç
Özetle: Memurun eşi adına şirket kurulması mümkün olsa da, memurun bu şirketin işlerini fiilen yürütmesi, yönetmesi, üretim–hizmet sürecine katılması veya tanıtım–pazarlama faaliyetlerinde yer alması “ticari faaliyette bulunma yasağı” kapsamında değerlendirilerek disiplin yaptırımına yol açabilir. Örnek Danıştay kararında belirleyici olan, kayıt değil; memurun fiilî faaliyetlerinin kapsamı ve yoğunluğudur.